İnternetten Para Kazanma Sanatı ! Oturduğun Yerden Üstelik !

http://blogblogu.com/wp-content/internetten_para_kazanmak-223x300.jpgBaÅŸlığa bakıp bir umutla para kazanmanın yollarını öğrenmek için geldiyseniz malesef bugün size “oturduÄŸunuz yerden para kazanmanın” o gizli mi gizli yollarını öğretmeyeceÄŸim. İnsanlar daima fazlasına odaklıdır. Araba verin ev ister. Dünyayı verin uzayı ister :) Hal böyle olunca internet ile tanışan her gürbüz genç “acaba nasıl para kazanırda köşeyi dönerim ?” diye düşünmeye baÅŸlar.

İçin gerçeği acıdır ; Kimse oturduğu yerden rahatlıkla para kazanamaz aksini söyleyen yalan söyler.
Her gün 100den fazla mail almaktayım. Anket oku para kazan, reklam izle para kazan, mail oku para kazan, sms oku para kazan, oturduÄŸun yerden para kazanmanın yolları kitabını al para kazan gibi …

Bu tür maillerin adı “spam”dir. Yani içerdiÄŸi konu bakımından kiÅŸiye özel ve genelde gerçeklik payı olmayan, elde bulunan mail listesine göre herkese gönderilmiÅŸ sıradan gereksiz bir mail. Bu maillere kanarak sakın ola vaktinizi boÅŸ yere harcamayın. Mantıklı düşünecek olursak madem oturduÄŸumuz yerden para kazanacağız bu iÅŸi bize önerenler neden kazanmıyor ? 75TL’ye ” ayda 8bin $  kazanma sanatı” kitabı satan eleman neden o 8bini kendi kazanmıyorda kitap başı 75TL’ye talim ediyor ? Realistik düşüncenin sonuçları bunlar …

Peki internetten para kazanılır mı ? Evet kazanılır. Servet sahibide olabilirsiniz hatta. Ama bu öyle bilindiÄŸi kadar kolay ve oturduÄŸunuz yerden halledilebilecek bir olay deÄŸildir. İnternetten para kazanmanın yolu çoktur. Bunların en başında “bir web sitesi açmak ve adsense ile paraya para dememek” gibi bir yöntemdir. (paraya ne diyeceÄŸinize siz karar verin artık)

Şaka bir yana bugünlerde legal içerikli bir web sitesi açıp, iyi bir ziyaretçi kitlesine sahip olup ve bu ziyaretçileri sitenizde ki reklamlara tıklatmaya teşvik etmek en zor iştir. Yani okadar kolay değil para kazanmak.

Lafın özeti şudur ; Legal içerikli site ile kazanacağınız anca 3-5$ olur. İllegal içerikli siteyle ayda Bin dolardan fazla kazanabilirsiniz ama bu seferde parayı alıp alamama korkusu sarar insanı.

Bu nedenle benim 2. yöntemim en iyisidir. Yaratıcı olun ! Bugün facebook ilk açıldığında gereksiz bir web sitesinden farkı yoktu. Fakat şu an pahabiçilemeyen bir sistem haline geldi. Sadece yaratıcılıkla oldu bunlar. Büyük kitlelerin dikkatini çekecek, yenilkçi fikirlere ihtiyacınız var. Bu sayede en zengin insan olma yolunda ilk adımları atarsınız. Ama buda kolay değildir. En önemli şey olan yaratıcılık herkese sunulmuş bir lütuf değildir. Hayal gücü ve sınır tanımamaz bir insan olmanız gerekmektedir. Eğer bu niteliklere sahipseniz hemen düşünmeye başlayın. Yaratıcı bir fikriniz varsa zaten dikkat çekecek ve önünüz adım adım açılacaktır.

Bu yazının özeti ise şudur ; Hiç kimse internet üzerinden oturarak rahatça para kazanmaz. İlk başta gösterdiği emek ve özen son ana kadar devam etmek zorundadır. Sizi kolay yoldan para kazanmaya çeken insanlara inanmayın çünkü onlar yalancılardır.


Twitter Kullanım Sanatı

http://img03.blogcu.com/images/b/e/n/benyaziyorum/c87ae403cb9ff6272078963d54f075a9_1273573374.jpgİnternet son 5 yıldır hayatımızda daha fazla yer alıyor artık. Eskiden internet istesekte fazla vakit geçiremeyeceğimiz bir ortamdı. Forumlar, haber siteleri, oyun siteleri, alışveriş siteleri gibi bir çok seçenek vardı fakat bunlar kullanıcı uzun süre kendinde tutmaya kaynaklı değillerdi.

Türkiye’yi ele alalım. 20milyondan fazla internet kullanıcısı var. Fakat bu kullanıcı sayısının 1 milyonunu kendine çeken herhangi bir web sitesi yada uygulama ne acıdır ki bir elin beÅŸ parmağını geçmeyecek ÅŸekilde ve bunlarda yabancı kaynaklı siteler.

Şüphesiz artık herkesin facebook, friendfeed yada twitter hesabı vardır. Yoksa hemen edinin :) Peki kullanıcıları kendine çeken özellikleri ne bu sitelerin ? Facebook nasıl olurda 500milyon kullanıcının ortak noktası haline gelir ? 500milyon yahu. Bugün facebook kalksa dese ki “ülke kuruyorum her facebook üyeside vatandaşım olacak” dünyanın en fazla nüfusa sahip ilk 3 ülke arasında yerini alacaktır. Facebook temel itibariyle ; eski okul arkadaÅŸlarını ve dostlarını bul mantığıyla çıktı. Fakat herÅŸey gibi popülerlik arttıkça ana kullanıcı istekleri göz ardı edildi. Facebook artık arkadaÅŸ bulmaktan fazlasını yapıyor. Neyse lafı fazla facebook ile uzattık. Konumuz twitter.

Twitter dünya üzerinde facebook kadar kendine yer edinmiÅŸ hatta daha ileri giderek ünlülerin de durak noktası oldu. Temel anlatımla twitter ; 140 karakter ile ne yapıyorsan, ne yaşıyorsan ve ne hissediyorsan onu yaz mantığını içeriyor. ve ilk günden bugüne çizgisinden kaymadı. Tweet etmek, Retweet etmek ve hatta Yonca Evcimik deyimiyle “twitine banmak” gibi bir çok terim hayatımıza girdi. Bugün Sayın CumhurbaÅŸkanımız bile twitterda iken siz neden yoksunuz ?

Sosyal medyanın en güzel özelliği hiç kuşkusuz şudur ; herkes tek, herkes eşit. Japon kalede maç yapmak gibi. (Benzetmeye bakın)
Fakat twitter bana insanlar hakkında okadar çok bilgi veriyor ki :) Mesela bazıları ;

  • İnsanlar sınırlanmaktan hoÅŸlanıyor. Bilhassa gerçek hayatta sınır tanımayan insanlar 140 karakter sınırına son derece sadıklar
  • İnsanlar eleÅŸtirileri kaldıramıyorlar. Bu nedenle “iletiÅŸim” yapmak yerine “ileti” göndermeyi seçiyorlar.
  • İnsanlar böcek gibidir. Nerede ışık varsa oraya gelirler. Burada ışık ünlü ve dikkat çekici ÅŸahıslar oluyor.

Kısaca özet bu twitter hakkında. Peki bu sosyal koca dünyada bende Twitter sahibimiyim ?  evet öyleyim : http://twitter.com/mustafacan46 – Nacizane takipçilerimle kendi kendime tweet atmaktayım. :)


İnternetin Fa”i”deleri

http://www.aytacmestci.com/wp-content/uploads/2009/10/internet_advertising.jpgBugün bu yazıyı okuyorsanız %101 ihtimal ile internet nedir bilirsiniz kabaca. Ama internetin ne kadar büyülü bir dünya ve geleceğin eğilimi olduğu hakkında bilginiz var sorgulamam gerek.

Bugün dünyanın en zengin insanı ekmeÄŸini(!) internet ve sanal alem sayesinde kazanıyorsa insanların internete artık bir “pazar” gözüyle bakması gerekir. İnternet üzerinden ulaÅŸabileceÄŸiniz insan sayısı ve pazar payı gerçekte elde edemeyeceÄŸiniz kadar fazla.

Türkiye’de açacağınız bir dükkan ile Amerika’da müşteri potansiyeli olan bir bireyin gönlünü çelmek kolay deÄŸildir. Aynı dili konuÅŸmazsınız ve ona ulaÅŸamazsınız. Araya internet girerse siz istemeseniz de sizi Çin’den bile bulurlar. İnternet üzerinden açacağınız bir sanal maÄŸazanın giderleri, mahallenizde açacağınız bir dükkanın kirasının yarısı bile deÄŸildir. Gideri az geliri yüksek bir ticarethane sunar size internet.

Bukadar anlatımdan internette ticaretin durumunu anladınız. GeniÅŸ ve çepeçevre bir evren. Peki ya diÄŸerleri ? Türkler olarak bir gerçek var ki giriÅŸimce ve süper sosyal insanlar deÄŸiliz. Sıcak kanlıyız doÄŸrudur ama tanıdığımıza, iÅŸimize yarayacak adama, sevdiklerimize…

Peki ya tanışmak istediğimiz güzel bir bayana karşı ? Ya da ilgimizi çeken arkadaşımız olmasını istediğimiz bir erkeğe karşı ?
Aramızda yüzsüzler yok mu ? Elbette var ! Her ortama uyum sağlayan insanlar vardır ki böyle olmayıda hep istemişimdir.

EÄŸer sizde benim gibi arsız ve yüzsüz deÄŸilseniz internet sizin için mükemmel bir ortamdır. Sosyal alemin doruk noktasıdır. Kapı komÅŸunuz Gülben Ergen olsa gidip tanışmakta güçlük çekersiniz ama internette Gülben Ergen’e kilometrelerce uzakta da olsanız mesaj gönderebilir, fikir sunabilir, hatta tedirginliklerini bile rahatça takip edebilirsiniz. (Gülben Ergen nerden çıktı diyenlere ; twitter’da kendisi son derece aktif olunca hep aklımda).

Facebook, Twitter & FriendFeed gibi büyük sosyal aÄŸ siteleri hayatımıza girdikten sonra “arkadaÅŸlarımızın sayısı” cep telefonunda kayıtlı olan arkadaÅŸlardan daha fazla oldu.İnternet üzerinden düzinelerce arkadaÅŸ edinebilirsiniz, sevgiliniz olabilir, evlenebilirsiniz sınırı olmayan bir sosyallik sizleri bekliyor.

Yeni çaÄŸda popülerliÄŸimiz Facebook’ta ki arkadaÅŸ sayımız ve Twitter’da ki takipçi sayımız ile orantılı olmaya baÅŸladı. Sizin sünnetlik resimlerinizi ilkokuldan beri görmediÄŸiniz arkadaÅŸlarınız görür oldu. Sevgilinizle durumunuzu mahallenin bakkalı hüseyin amca internetten takip eder oldu. Kısacası internet herÅŸeyimizi açığa vurdu. Ama insanlar genede memnun. Demek ki buymuÅŸ beklenilen.

İnternet üzerinden yaptığım herşeyi göndermeye meraklıyımdır. Benim için problem yok. İnternetin faydaları benim için sayılamayacak kadar fazladır.

Sonuç olarak demek istediğim şu ; internet büyülü ve geniş bir dünya. Doğru kullanıldığında saygın,geniş çevreli,evli,iş sahibi ve bilgili bir insan olursunuz. Fakat yanlış kullanım size birşey kazandırmamak ile birlikte vakit kaybına neden olur.

İnterneti doÄŸru ve etkili kullanmanız dileÄŸiyle…


Evet ile aydınlanacak bir nesil !

Hayatım boyunca siyasete ilgi duydum. Henüz 18 yaşında olmama rağmen bir çok bilgi sahibi oldum. ve aklımın erdiğinden beri gündemi ve ülkemi sık sık takip ediyorum. Şu sıralar yine gündemde en üst sıralarda yer alan bir konu var ; referandum.

Peki nedir referandum ? Demokrasinin en güzel örneğidir. Halk kendini temsil etmesi için milletvekilleri seçer evet fakat öyle konular vardır ki halkın kendini tamamen net ifade etmesi gerekir. İşte bu durumda referandum gelir ve halk oylaması başlar.

Ben darbe yaÅŸamadım, idam görmedim ama düşünmesi bile ürkütücü olan bu ÅŸeylerin daha önce ülkemde yaÅŸanmış olduÄŸu bir gerçek var. Åžimdi bir parti çıkıyor ve diyor ki ; Darbeci ve halkın iradesine karşı çıkan zihniyetteki anayasayı el birliÄŸi ile deÄŸiÅŸtirelim. Bu ne güzel bir istektir. 82 darbesi ve anayasının üstünden tam 28 yıl geçmiÅŸ ve bu zamana kadar iktidara geçen yada mecliste halkı temsil eden hiç kimse kalkıpta “ÅŸu anayasayı deÄŸiÅŸtirelim” dememiÅŸ. Åžimdi bu güzel ve aydınlık fikri ortaya koyan insanlara “Hayır” deniliyor.

Referandumda, önce siyasetçilerin yanıldığı ve bu nedenle halkı yanılttıkları bir nokta var. Bu bir siyasi oylama değil, parti oylaması değil, güven oylaması değil. Bu referandumu ak parti,chp,mhp,dtp yapmıyor. Ortaya sunulan fikirler doğrultusunda çıkan anayasayı halkın iradesine sunuyorlar. Bu nedenle oy verirken siyasi görüşünüzü düşünerek değil, anayasanın getirdiği güzellikleri ve özgürlükleri düşünerek oy verin.

Peki neden hayır diyorlar ? En başta da dediğim gibi bu siyasi bir oylama değil fakat hayır diyen zihniyet tamamen siyasi yaklaşıyor.
Bu anayasadan ortaya güzel şeyler çıkacak ve hayır diyenlerin bu güzelliklerde parmağı yok. Yani onların amacı halk birgün anayasayı konuşurken adlarından bahsedilmeyecek olması. Halbuki bu uzun süreçte kaç defa çağrı yapıldı, siyasi partilere gelip fikirlerinizi sunun diye ama dinlemediler, dinletmediler kendilerini.

Bugün size hayır demenizi söyleyen zihniyet, meclis oylamasına katılıpta hayır demedi. Peki neden ? Çünkü fire vermekten korkuyordu. Çünkü partilerindeki akıllı adamların evet demesinden korkuyordu ve bunları göze alamadılar hepsi arkalarını döndüler ve oylamaya dahi katılmadılar.

Åžimdi size sorarım dediÄŸini yapmayan bir zihniyet nekadar doÄŸru olabilir ? Size “parmağını prize sok birÅŸey olmaz” diyip kendisi parmağını prize sokmayan birisi nekadar güvenilirdir ? Size hayır dayatmasını yapıp, kendileri sizin verdiÄŸiniz yetkiyi kullanmayıp hayır demekten bile acizlik gösteren zihniyete nekadar güvenilir ?

Peki neden evet ? Åžu bir gerçek anayasa eksik, kimse kusursuz diyemez. Bu anayasa ile 10 adım atılmadı fakat geri adımda atılmadı. İleri atılan adımlar mevcut. Bu nedenle evet demeliyiz. Ortada bir ışık olduÄŸu için evet demeliyiz. Darbe anayasasından kurtulmak için evet demeliyiz. Bize açık açık “bu darbeci anayasa ile AB’ye giremezsiniz” denilirken nasıl HAYIR diyebiliriz ?

Darbeci anayasasından kurtulmak için evet demeliyiz dedik ya hani aslında bir daha darbe olmaması içinde evet demeliyiz ki en önemli konu bu. Darbe nedir ? Darbe halkın kendi iradesiyle seçip iktidara getirdiÄŸi kiÅŸileri, sindiremeyen kimselerin iktidarı devirme çabasıdır. Bu nekadar doÄŸru ? Yüce halkın seçtiÄŸi yöneticileri “Halk anlamaz,bilmez ve yanlış yapar” diyerek iktidardan indiren zihniyet nekadar doÄŸru ? ve onu yargılayan zihniyet ve onu ASAN zihniyet nekadar doÄŸru ?

İşte tüm bunların yaÅŸanmaması için, tekrar zor günler geçirmememiz için EVET demeliyiz. Anayasada “FINDIK” olmasını bekleyen ve illede hayır diyen zihniyete kulak asmamak gerekir.

Şimdi sizlere soruyorum; darbe görmemiş, idam görmemiş, sokağa çıkma yasağı yaşamamış, kitapların yakıldığını, düşünceleriyle suçlananları ve işkence edilen insanları görmemiş ben doğruyu görürken, nasıl oluyordu bu zor zamanlardan geçmiş, darbelerin acısını yaşamış, özgürlükleri elinden alınmış ve benden daha deneyimli olan siyasetçilerimiz doğruyu göremiyor ? yada görüpte sırf siyasi itibar uğruna bu güzellikleri yok sayıyor ?

Halkım sen en yücesin ! Sana hayır diyenide sen seçtin ve 12 Eylül’de seçtiÄŸin insanların hayır diyerek yanılgıya düştüğünü yine sen göstereceksin. Genç nesillere acılar yaÅŸatmayacaksın.

Darbecileri, suçlu ama dokunulmaz olanları, saltanat sahiplerini, iradene karşı çıkanları, seni dinlemeyenleri yargılamak için EVET demek boynumuzun borcudur. O gün sandıkta EVET derken herhangi bir siyasi partiyi desteklemiş olmayacaksın, özgürlüğünü kazanacaksın.

12 Eylül’de gerçeÄŸi ve doÄŸruyu gören bir halk görmek dileÄŸiyle…




Ramazan KliÅŸeleri

Evet ramazan yaklaşıyor.Ramazanın gelmesiyle yıllardır görmeye alıştığımız televizyon kliÅŸelerini görmeye devam edeceÄŸiz.EkÅŸi sözlüğünde yardımıyla bazı ramazan kliÅŸelerini listeleme isteÄŸi duydum. Devamını Oku »


YouTube’da ki Gizli Yılan !

http://yahoyt.com/images/news/hbr_8583_d.jpgHerhangi bir Youtube videosunu izlerken gizli “yılan” oyununu açabileceÄŸinizi biliyor muydunuz?

Cep telefonlarımızda az mı oynardık ünlü Snake oyununu. Nam-ı diÄŸer Yılan oyununu Youtube programcıları da videoların içine gizlemiÅŸler aslında. Bu oyunu ortaya çıkarmak da çok basit: sadece videoyu durdurduktan sonra yön tuÅŸlarınızdan “sol”a basılı tutun.

Eh zevkli bir oyun olduğu söylenemez, ama oyun oyundur.

Bir de video verelim bari; Apaçi stayla!


Kıbrıs İzlenimlerim

http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs084.ash2/37526_416860219377_806429377_4431546_6872050_n.jpgDüzenlenen bir etkinlik sonucu yavru vatan Kıbrıs’a 3Tam 2Yol toplamda 5gün olarak gitme ÅŸerefine nail oldum.

17-07-2010 Saat 7 gibi Ankara – EsenboÄŸa havaalanına doÄŸru yola koyulduk. Bizi uçaÄŸa binmek izin uzun bir süre bekliyordu.

Önce geçici pasaportlarımız çıkartıldı, daha sonra geçiÅŸ izinlerimiz verildi ve son olarakta “en zorlayıcı modda” çalışan metal dedektöründen kemerlerimize kadar çıkartarak uçağı beklemeye baÅŸladık.

Şans bu ya uçak 30dk rötarlı idi. 7de çıktığımız yoldan 3.30 saat sonra hala uçağa binemedik. saat 11 gibi uçağımız geldi ve sonunda uçağa bindik. Fakat tüm aksilikler bizi bulur, uçakta bir koltuk krizi yaşanıyordu. Bu sorununda çözülmesi yaklaşık 30dk sürdü.

Sonunda havalanabilecektik. Uçağa ilk binenlerin olduğu bir kafileydik çoğunlukla. Uçak harekete geçtiğinde 17 yaşına gelmiş fakat hala bebek gibi korkan ağlayan kişiler bizi uçak personeline rezil etmeye yetti :)

Gece 2 civarlarında “Lapta gençlik kampı”na eriÅŸmiÅŸtik. odalarımıza yerleÅŸtik. Gözümüzden akan uykuya onca yorgunluÄŸa raÄŸmen uyuyamadık. Havaalanından indiÄŸimizden beri yüzümüze çarpan nem ve gece 3te bile amansızca devam eden sıcaklık insanda uyku isteÄŸi bıraktırmıyordu.

Bütün geceyi bahçede yer alan “armut koltuklarda” geçirmeyi düşündük. saat 5:30a kadar armutta tatlı bir sohbet vardı fakat sonrasını hatırlayamıyordum. Gözümü açtığımda saat 6:30du ve ayağım kaşınıyordu. Kıbrıs’ın sivri sinekleriyle tanışmış olduk.

Günün doğmasıyla birlikte denize sıfır bir gençlik kampında olduğumuzu gördük. Gün boyu planımız elimizde vardı fakat biz o planda en çok deniz sefasını bekliyorduk. Kıbrıs çok sıcaktı, çekilmez bir sıcak fakat son günlerde ona iyice alışmıştık.

Kıbrıs gezimiz boyunca bir çok şehitlik, cami ve kilise gezdik. Kıbrıs halkı çok sıcak kanlı ve güler yüzlüydü :) ;

http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs060.snc4/35384_416858839377_806429377_4431532_6241979_n.jpg

Sonuç olarak Kıbrıs’tan pek çok arkadaÅŸ edinerek ve hüzünlü olarak döndük. Olumlu ve güzel bir gezi oldu.

İyi ki katılmışım diyorum.


Dağıstan’da ki Çılgın Düğün

Yorumu Size Bırakıyorum.


Artık Oturmak da Paralı !

http://img571.imageshack.us/img571/2193/23554286.jpgBir parka gidip oturmak, dinlenmek ve parkta olup biteni izlemek kimileri için en büyük keyiftir. Fakat artık bu zevkinizde ücrete tabi olacak. Herşeyin para demek olduğu bu devirde öyle bir icat yapıldı ki, oturmak yürek ister.

Hakkında pek fazla bir bilgi olmasada şuan komedi unsuru olarak resimleri internette dolanmakta. Sistem parayı attığınız anda oturak üzerindeki çivilerin içeri girmesiyle başlıyor ve oturmanızzı sağlıyor.

Asıl merak edilen unsur ise nekadar bir süre buna izin veriliyor ? Eğer belli bir süre varsa bu süre bittikten sonra o çivilerin tekrar kalkmasının sonucunda olacakları düşünmek istemiyorum :)

Yazının devamında daha fazla resim bulabilirsiniz.

Devamını Oku »


Zor Olanı Başardım ; Ruh İkizimi Buldum !

http://www.resimle.net/data/media/8/ikiz%20cocuklar.jpgHer insanın hayalidir; ruh ikizini bulmak. Peki neden ? Ruh ikizinizi bulduğunuzda, sizin gibi düşünen, sizle aynı zevklere sahip, sizle aynı duyguları paylaşan, sizle zıtlaşma oranı çok düşük olan birinide bulmuş olursunuz.

Yaptığınız her hareket ve davranış, her hobi ve zevkin o kişidede olduğunu bilmek ve bunları ortak bir paydada paylaşmak hoş ve haz vericidir.

İşte bende böyle birini buldum.  ve dünyalar benim oldu (!) mu ki ? daha bundan tam olarak emin değilim. fakat yinede konuşurken aynı şeyleri konuşmak aynı zevkleri paylaşmak sevindirici.

40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi benim tıpkımın aynısının kız versiyonunu (MustafaCan vFemale Lite Edition) internette bulabileceğimi.

Amaaa buldum. Uzun bir süredir devam eden hoÅŸ bir arkadaÅŸlığımız var. günümüzün çoÄŸunu birbirimize hiçbirÅŸey hakkında yazışarak geçiriyoruz. Facebook – Twitter – MSN üzerinden sürekli etkileÅŸimde oluyoruz.

Temennimiz uzun bir arkadaşlık evresini geçirmek. Her nekadar boş yazışsakta zevkli bir şey yani.

Sizde pes etmeyin arayın ruh ikizinizi bulun….