Av Mevsimi [İnceleme]

Onca kötü yoruma rağmen av mevsimini deli gibi izlemeyi istiyordum. Çünkü kadro sağlam ve Cem Yılmaz hayranlığım vardı. Velhasıl av mevsimine bende girmiş oldum :)

(Dikkat spoiler içerebilir !)

Öncelikle filmin giriş sahnesi çok özeldi. Duygulandıran bir havayı yakalamıştı. Herşey bir elin bulunması ile başladı.

Sahne geçişleri güzeldi ama senaryo çok sorunluydu diyebilirim. Ama terazinin diğer tarafındaki oyuncular ve sahneler durumu kurtarmaya yetti. Şener Şen ağır bir baba/abi rolünde  usta bir polis memuru. Cem Yılmaz ise deli ve deli gibi aşık bir polis memuru rolünde.

Cem Yılmaz o role oturmuş mu diye sorarsanız ?! diyebilirim ki cuk oturmuş ama hiç de oturmamış. Bunun en büyük nedeni Cem Yılmaz’a olan aşinalığımız. Biz onu hep gülen ve güldüren adam olarak gördük. Ama bu filmdi cinnet geçiren bir deli rolünü üstlenmiş. Cem Yılmaz hayranı olanlar filmde bir çok dramatik noktaya benim gibi güleceklerdir. Çünkü O’ndan beklentimiz güldürü ! Cem Yılmaz cinnet noktasına gelip karısını öldürecekken tüm sinema salonu (ben dahil) gülüyorduk. Keza Cem Yılmaz ölürken de gülüyorduk. Öldüğü sahnede elini kaldırdığı an herkes bak burada Cem Yılmaz’dan ”Nah” geliyor dedi. (bende dedim) ve Cem Yılmaz vurulduğunda biz kahkaha atıyorduk. Şimdi düşününce duygulanmadığımı söyleyemem.

Oyunculuk konusunda tek sıkıntı buydu diyebilirim. Geri kalan kadro tamamen birbirine uyumluydu. Ama önce de dediğim gibi senaryoda çok sıkıntı vardı. En büyük sıkıntının filmin ana konusunu oluşturan bir kızın ölümünde olması da senaryoyu oldukça batırıyordu diyebilirim. Filmi izledikten sonra ”Böbreği uyan başka kız mı kalmadı ? Koskoca zengin adam bir uygun böbrek bulamadı mı ? Kız öldükten sonra kolunu neden kestiler ? gibi bir çok anlamlı soruya mutabık oluyorsunuz. Fakat bir yandan da amacınız sadece film izlemekse bu tür ayrıntılara da fazla takılmamanız gerekiyor zira çok fazla zorlarsanız bu adamlar hiç mi tuvalete gitmez hiç mi yemek yemez gibi anlamsız sorular silsilesine neden olabilirsiniz.

Senaryo konusunda bukadar eksikliğe sahip olmasına rağmen vereceğim puan oldukça yüksek (8/10) Türk sinemasının iyi noktalara geldiğini söyleyebilirim. Daha fazla polisiye ve kurgu hatası az olan bir film arıyorsanız size Ejder Kapanı’nı önerebilirim. Zira adından pek söz ettirmeyen fakat 2010′un en iyi Türk filmlerinden biriydi.

Kısacası Av Mevsimi gidip görmeniz gereken filmlerden. Filmi sinemada izlemenizi tavsiye ederim çünkü filmde kullanılan kamera açıları ancak sinemada sizi içine çeker hale geliyor. İnternetten defalarca izlediğim ”hayde” olgusu sinemada izlenince daha fazla etki bırakıyor.

Gidin ve Cem Yılmaz’ın maharetlerini görün :)
İyi Seyirler….

Benzer Yazılar

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yazın

Yorum yapmak içinOturum açmalısınız.

Arama
RSS
Beni yukari isinla